Klasik Örgüt Kuramı – Makine Metaforu

//Klasik Örgüt Kuramı – Makine Metaforu

Klasik Örgüt Kuramı – Makine Metaforu

Klasik örgüt kuramı 1900-1930 yılları arasında Amerika ve Avrupa’da etkili olmuştur. Örgüt kuramları içinde en eski olanı klasik örgüt kuramıdır. Bu akımın temsilcileri, zamanın bilimsel gelişmelerinden ve teknolojik ürünlerinden yararlanmışlardır. Amerikalı bir mühendis olan Frederick Taylor, endüstri örgütlerinde insanları etkili bir şekilde kullanma yollarını aramıştır. Taylor, örgütlerde ortaya çıkan israf ve her türlü kaybı en aza indirerek verimliliği arttırmaya odaklanmıştır. Klasik örgüt kuramı ile insan, bir verim makinesi görülmüştür.  Bu nedenle daha iyi anlaşılması için makine metaforu kullanılmaktadır. Klasik örgüt kuramının verimi arttırmasının yanında denetimi kolaylaştırması, onu cazip hale getirmiştir.

Gareth Morgan’ın  Yönetim ve Örgüt Teorilerinde Metafor kitabında metafor; dünyayı kavrayışımızı belirleyen bir görme biçimi olarak nitelenmektedir. Morgan, klasik örgütlerin daha iyi anlaşılabilmesi için makine metaforunu kullanmıştır. Klasik örgüt kuramında örgütlerin verimine odaklanılırken, örgütlerin insani yönleri ihmal edilmiştir. Örgütleri insanlara uydurmak yerine, insanları örgütlere uydurmuşlardır. İnsanları bir makinenin çarkları gibi görüp ona göre değer vermişlerdir. Fabrikalarda çalışan işçiler bir işin çok küçük bir kısmını, sabahtan akşama kadar makine gibi yapmaya başlamışlardır. Bu şekilde üretim yapan fabrikalarda üretimde çok artış görülmüş ve bu çalışma stili giderek yaygınlaşmıştır. Fakat makine gibi sürekli aynı işin yapılması, işçilerde zamanla işe yabancılaşmayı beraberinde getirmiştir. Örneğin bir gömleğin çok küçük bir parçasını diken bir terzi, zamanla terzilik yeteneğini kaybetmekte, tek başına bir gömlek dikme yeteneğini kaybetmektedir.

Makine metaforunda, bir fabrikada işçi olarak çalışacak kişinin o işte usta olması beklenmemektedir. Bir işçinin gün boyunca hep aynı işi, aynı şekilde yapması beklenmekte ve bunun dışına çıkmaması istenmektedir. Klasik örgüt kuramı bu nedenle insan ruhunu ikinci plana itmektedir. Bu kuramda insanın makine ile bütünleşmesi, makinenin bir parçası gibi davranması beklenmektedir. Bu kurama göre hiç kimse vazgeçilmez değildir, aynı işi yirmi yıldır yapan kişi ile bir aydır yapan kişi arasında nitelik olarak fark yoktur. Bu nedenle fabrikadan bir işçinin ayrılıp yerine yenisinin gelmesi, üretimi olumsuz etkilememektedir.

Makine metaforuna göre üretim yapan fabrikalarda, hep aynı işi yapan insanlara iş çok sıkıcı gelmektedir. Sürekli aynı hareketi yapan insanlar, bu hareketleri çalışmadığı zamanlarda da bilinçsiz olarak yapabilmektedir. İnsanın ruhunu önemsemeyen ve kendinden bir şey katmasını da istemeyen bu kuram, yüksek verim nedeniyle fabrika sahipleri tarafından çok beğenilmiştir. Bu yüzden fabrika sahipleri gerekirse işçiye daha çok ücret vererek işçiyi fabrikada tutmuş ve üretimin devamını sağlamıştır.

Klasik örgüt kuramı genel olarak verimliliğe ve etkililiğe büyük önem vermiştir. Örgütteki insanlarla sadece verim açısından ilgilenilmiştir. İnsanlar bir makinenin çarkı olarak görüldüğü için onların duygu ve düşünceleri ihmal edilmiştir. Örgütteki sosyal gruplar ve içinde bulunulan çevre göz ardı edilmiştir. Tüm olumsuzluklarına rağmen; yöneticiliği bir meslek haline getirmesi ve yöneticiliği onurlu bir iş olarak tanımlaması, yöneticiliğin kamuoyunda belli bir yere konmasına önemli katkılar sağlamıştır.

Yararlanılan Kaynaklar

Keskin, H., Akgün, A. E. ve Koçoğlu, İ. (2016). Örgüt Teorisi. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

Lunenburg, F. C. ve Ornstein, A. C. (2013). Eğitim Yönetimi, Çev. Ed.: G. Arastaman. Ankara: Nobel Yayınları.

Morgan, G. (1998). Yönetim ve Örgüt Teorilerinde Metafor (Çev.: Bulut G.). İstanbul: Mess Yayınları.

Robbins, S. P., Decenzo, D. A. ve Coulter, M. (2013). Yönetimin Esasları, (Çev. Ed.: Öğüt, A.). Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

Bir Cevap Yazın