Örgütsel Sinizm

//Örgütsel Sinizm

Örgütsel Sinizm

Sinizm kelimesinin kökeni milattan önce yaklaşık 500 yılına dayanır. Eski Yunan felsefesi düşüncesinden ortaya çıkmış olan “sinik (kinik)” kelimesinden türemiştir. Örgütsel sinizmin kökeni, Yunan felsefesine dayanan erdem ve yolsuzluğun alaycı eleştirisidir. Her şeyden önce Diyojen’in gündüz vaktinde sosyal bozuklukları ve yolsuzlukları ortaya çıkarmak için bir fener ile erdemli bir insan arayışı buna bir örnektir. Örgütsel sinizm nedir? Örgütsel sinizm kavramı, sinizmin sosyal ve politik bozulmaların kritik şekli olan işletmelere ve kurumlara uygulanmasıyla ortaya çıkmıştır. Örgütsel sinizm kavramı, çalışanın istihdam eden kuruma karşı geliştirdiği olumsuz tutumlar olarak tanımlanmaktadır.

Faaliyet gösterdiği sektörün türü ne olursa olsun, tüm kuruluşlar için çok olumsuz sonuçları olan mobbing eylemleri ve çalışanların kuruluşlarına yönelik geliştirdikleri veya geliştirebilecekleri sinik tutumları (örgütsel sinizm), özellikle bilinçli bir yönetim politikası olmayan örgütlere oldukça olumsuz etkileri olacaktır.

Örgütsel sinizm, örgütsel performansı tehdit eden ve örgütsel bağlılık, iş tatmini ve örgütle ilgili diğer birçok örgütsel kavramı etkileyen çalışanlara yönelik özel bir tutum şeklidir. Kurumlar için çok önemli olan ve üzerinde durulması ve çalışılması gereken bir kavramdır. Örgütte çalışan bireyin olumsuz düşünceleri, örgütün öfkesi ve nefreti veya örgütün içindeki uygulamaların adalet ve samimiyetten mahrum bırakıldığı tüm duygu ve düşüncelerin tümüdür. Örgütsel sinizm, çalışanın memnuniyetsizliğinin ve yıldırmaya maruz kalmanın bir ifadesidir. Dolayısıyla üretim azalır, motivasyon azalır, aidiyet kaybolur, çalışan devir hızı artar.

Örgütsel sinizmin üç boyutu vardır. Bunlar inanç boyutu, olumsuz güçlü duygu boyutu ve davranış boyutudur. Örgüt içindeki inanç boyutundaki uygulamaların adil olmadığı, samimiyet olmadığı veya örgüt içinde bir değişim çabası varsa, gereksiz boş bir çaba olduğu inancıdır. Olumsuz güçlü duygu boyutunda, sinik bir insanın örgütü zihninde hayal ettiği an, kendisini örgütten daha üstün gören bir duygu boyutudur. Davranışın boyutu, bu olumsuz duyguların ve düşüncelerin sinik bireyin davranışına yansımasıdır. Örgütü sürekli eleştirmek ya da olumsuz duyguları ifade etmektir.

Örgütlerin değişen bir ortamda olmaları kalıcı değişimi gerektirmektedir. Bu değişime ayak uydurmak hem kuruluşların fiziksel ve teknolojik fırsatlarını geliştirerek hem de insan kaynaklarını geliştirerek mümkündür. İnsan kaynakları departmanı, işletmeleri içeriden kemirerek kansere neden olabilecek bu iki olumsuz olayı ortadan kaldırmak için önemli görevlere sahiptir. Bu kapsamda insan kaynakları yöneticileri; İnsan kaynakları yönetimi fonksiyonlarının uygulanması sırasında belirli ilkelere göre hareket etme sorumluluğu ile olumsuz durumlara (mobbing ve sinizm) neden olan kişisel ve örgütsel faktörlerin takibi olarak düzenli olarak diğer yönetim birimlerine rapor vermelidirler. Bu aktivite, bu olumsuz olayların özellikle işletmelerde çalışanlar tarafından takip edildiğini algılayarak, astların ve üstlerinin birbirlerinin davranış ve çalışma ilişkilerinde önemli bir düzenleyici olacaktır.

Örgütsel sinizm, örgütlerin bütünlüğü bozulduğunda, iş özerkliği kaybolduğunda ve şirket hedefleri ortadan kalktığında ve haksız uygulamalar yaygınlaştığında gelişir. Aslında, örgütsel adaletin ihlali sürecinde ilk önce hak arayışı başlar. Akıl ve hak gereklilikleri vurgulanmaktadır. Farklı yollar denenir. İlk önce üst mekanizmalar, sonra da kurumlara adalet dağıtacağına inanılan kişilere gidilir. Fakat hayal kırıklıkları arttıkça şikayetler devam eder. Bir süre sonra konuşmak fayda etmediği düşünülerek sessiz bir bekleme başlar. Örgütsel sessizlik, huzurun ifadesi değil, umutsuzluğun ifadesidir.

Adaletsizliğin usule uygun hale getirildiği işletmelerde, yetkisiz ve sorumsuz kişilerin otoriteyi kullanması, karar vermesi ve uygulaması yaygın hale gelir. Diyojen gibi erdem ve adaleti arayanlar fakat adaletsizliğin merkezinde olup da bu durumu özümseyemeyenler yaradılışında siniklik olanlar, eleştirilerini alaycı bir şekilde ifade etmeye başlarlar.

By |2019-11-05T17:43:14+03:00Kasım 5th, 2019|Categories: Yönetim Bilgisi|Tags: , |Yorum yok

Bir Cevap Yazın