Yönetim bilimi, yöneticilerin günlük işlerinde karşılaştıkları sorulara bilimsel araştırmalarla yanıt arar. Yöneticinin beden dili çalışanları nasıl etkiler? Hangi yönetim tarzı tükenmişliği artırır? İş becerikliliği çalışanların işe bağlılığına katkı sağlar mı? Kadın yöneticiler kariyerlerinde hangi engellerle karşılaşır? Bu yazıda, yonetsel.com’da daha önce ayrı ayrı paylaştığımız ve Türkiye’de yapılmış hakemli araştırmalara dayanan bulguları tek bir rehberde topladık. Her bölümde araştırmanın konusu, yöntemi ve öne çıkan sonuçları özetleniyor; yazının sonunda ise yöneticilerin pazar araştırması yaparken dikkat etmesi gereken noktalara ve bu bulgulardan çıkarılabilecek uygulama önerilerine yer veriliyor.

Çalışanlar, Yöneticinin Beden Diline Aynı Şekilde Karşılık Veriyor

İnsanlar, hayatlarını devam ettirebilmek için diğer birbirlerine gereksinim duymaktadırlar. Birbirimize duyduğumuz ihtiyaç nedeniyle toplumsal varlıklarız. Toplumsal varlıklar olduğumuz için diğer insanlarla iletişim kurmaktayız. İletişimi sözlü veya sözsüz olarak gerçekleştirebilmekteyiz. Sözlü ve sözsüz iletişimi birbirinden kesin çizgilerle ayırmak ise kolay değildir. Çünkü bazen ikisini ayırmak mümkün iken bazen de biri diğerinin verdiği mesajı kuvvetlendirmek için kullanılmaktadır.

İnsanların hayatının bir parçası olan iletişim, çalışma hayatında da çok önemlidir. İletişim olmadan yönetim gerçekleştirilemeyeceği için iletişim, yönetimin bir parçasıdır. Yöneticilerden, görevlerini yerine getirirken etkili bir iletişim sergilemeleri beklenmektedir. Aksoy ve Şeren (2018), yöneticilerin beden dilini kullanma sıklığı ile çalışanların etkilenme biçimlerini ortaya koymaya çalıştılar. Bunun için Ankara ili merkez ilçelerinde görev yapan 12 lise yöneticisi ve 353 öğretmenin katılımı ile bir araştırma yaptılar. Araştırmada; lise yöneticilerinin hangi beden dili davranışını hangi sıklıkla gösterdiği, öğretmenlerin bundan nasıl etkilendiği ve öğretmenlerin bazı demografik özelliklerine göre etkilenmelerinde bir değişiklik olup olmadığını incelediler.

Araştırma sonucunda öğretmenlerin, lise yöneticilerinin sergilediği beden dili davranışlarına göre tepki verdikleri görüldü. Öğretmenler; yöneticilerin beden diline pozitif anlam yüklediklerinde pozitif, beden diline negatif anlam yüklediklerinde ise negatif tepki verdikleri anlaşıldı. Erkek yöneticilerin kadın yöneticilere göre çok daha fazla beden dili davranışı sergilediği fark edildi. Yöneticilerin sergiledikleri beden dili davranışlarının genellikle aradaki mesafeyi korumaya yönelik olduğu belirlendi. Yöneticilerin sergilediği beden dili davranışları algısının öğretmenlerin cinsiyeti, kıdemi ve branşına göre pek farklılaşmadığı ortaya çıktı.

Çalışanları Çok Serbest Bırakmak da Onları Çok Sıkmak Kadar Tüketiyor

Tükenmişlik, bireyi etkileyerek çalışma performansını düşüren bir sendromdur. Bireyin performansının düşmesi, örgüt performansını da düşürmektedir. Çalışma hayatında çok karşılaşılan bir sorundur. Tükenmişliğe örgütlerin “baş belası” denilebilir. Tükenmişlik sendromuna giren çalışanlar, sorumluluklarını yerine getirmedikleri gibi müşterilere de olumsuz tutum takınabilmektedir. Tükenmişlik bireysel ve grup motivasyonunu sağlamak isteyen yöneticilerin dikkat kesilmesi gereken bir sorundur. Örgüt bağlılığını düşürmektedir. İşe geç kalma, devamsızlık, kaytarma, işten ayrılmayı düşünme ve işten ayrılma gibi sonuçları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle yöneticilerin, tükenmişlik sorununu çözmeye çalışmaları gerekmektedir.

Şenol, Diker ve Atay (2019), yönetim tarzları ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla araştırma yaptılar. Araştırma için Çanakkale ilinde 4 ve 5 yıldızlı otellerde çalışanları seçmişler. Buradaki 411 katılımcıya anket uyguladılar. Bu araştırmada demokratik, otoriter, tam serbesti ve paternalist yönetim tarzlarının tükenmişlik düzeyi ile ilişkisini incelediler.

Araştırmanın sonuçlarına göre yöneticilerin sergilediği yönetim tarzları ile çalışanların tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin var olduğu görüldü. Otel çalışanlarının yönetim tarzını demokratik ve paternalist olarak algılamalarının tükenmişlik düzeyini azalttığı, yönetim tarzını otoriter ve tam serbesti olarak algılamaları durumunda ise tükenmişlik düzeylerinin arttığı belirlendi.

Çalışanların İş Becerikliliği İşe Adanmışlıklarını Arttırıyor

İşe adanmışlık, çalışanların işi özümsemeleri anlamına gelmektedir. Böylece çalışanlar işe odaklanarak çalışmakta ve olumlu bir zihinsel durum yaşamaktadır. İşe adanmışlık, çalışanların kendilerini işe vererek daha verimli olmalarını sağlamaktadır. İşe adanmışlık ve bunu sağlayan etkenler, son zamanlarda insan kaynakları yöneticilerinin ilgisini çekmekte. Türkiye’de yeni yeni duyulan iş becerikliliği kavramı da işe adanmışlığı arttıran etkenlerden birisi olarak gösterilmekte.

İş becerikliliği, çalışanın iş yapma düzenini değiştirerek kendini işin monotonluğundan kurtarmasıdır. Çalışan, iş ile ilgili kendisine koyduğu engelleri değiştirmek için proaktif bir davranış sergilemektedir. Çalışanın iş becerikliliği, işin monotonlaşmasını da engelleyerek heyecanını canlı tutmaktadır.

Akçakanat, Uzunbacak ve Acar (2019), iş becerikliliğinin işe adanmışlık üzerindeki etkisini araştırdılar. Araştırmayı 230 insan kaynakları yöneticisi ile gerçekleştirdiler. Araştırma sonucunda iş becerikliliği ile işe adanmışlık arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü. Yapılan araştırma ile çalışanların iş becerikliliğinin, onları daha dinç yaptığı ve kendilerini işe adamalarına olumlu katkıda bulunduğu anlaşıldı. Diğer yandan iş becerikliliği ile işi özümseme arasında bir ilişki bulunamadı.

İş becerikliliğinin çalışanlara dışarıdan bir etki ile değil onların içinden gelerek sergilemeleri söz konusudur. Bunun için araştırmacılar, yöneticilere buna uygun ortam hazırlamalarını tavsiye ediyor. Ayrıca yöneticilerin çalışanlara koçluk ve danışmanlık yaparak iletişim kanallarının açık olmasının önemine dikkat çekiyorlar.

Kadın Yöneticiler Aile Desteği ile Daha Başarılı Oluyor

Kadınlar çalışma hayatında birçok zorlukla karşılaşmaktadır. Kadının çalışmaya başlamasından kariyer basamaklarında yükselmesine kadar zorlu bir süreç yaşanmaktadır. Bu anlamda kadınların çalışma hayatına erkeklerden bir adım geride başladığı söylenebilir.

Eve ekmek getiren rolü toplumlarda erkeğe verildiği için kadının çalışmasının normalleşmesi kolay olmamıştır. Savaşlar, dünya genelinde kadını çalışmaya zorlamıştır. Erkekler askerde olunca aileyi geçindirme görevi kadınlara düşmüş, bir zorunluluk nedeniyle kadınlar çalışma hayatında yerlerini almaya başlamıştır. Bununla birlikte kadının çalışması günümüzde sadece zorunluluktan kaynaklanmamaktadır. Kadınlar da erkekler gibi kendilerini geliştirmek ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmak istemektedirler.

Çalışma hayatına dezavantajlı olarak başlayan kadınlar, birçok sorunla baş etmek zorunda kalmaktadır. Kadının yükselmesinin önünde de birçok engel bulunmaktadır. Bu engeller cam tavan olarak adlandırılmaktadır. Görünürde belli olmayan fakat yükselmek istediği zaman çarptığı bu engeller camdan bir tavana benzetilmektedir.

Aslan ve Gülcan (2018), kadın yöneticilerin yönetim kademelerinde yükselme sürecinde yaşadıkları ailevi, toplumsal, cinsiyet ve ön yargı kaynaklı engelleri belirlemek ve kadınların bu engellerle başa çıkma stratejilerini incelemek amacıyla bir araştırma yaptılar. Hazırladıkları görüşme soruları ile yaptıkları araştırmada, kadın ve erkek yöneticilerle görüştüler. Kadınlar, en fazla “cinsiyetçilik” ve “ön yargı” engelleri ile mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirttiler.

Araştırmada kadınların erkeklerden daha detaycı ve düzenli oldukları bir kez daha ortaya kondu. Erkeklerin kadınlardan daha fazla informal ilişkiler kurmaları ve mesai şartlarına daha iyi uyum sağlayabilmeleri, kadınlara karşı erkekleri daha avantajlı hale getirmekte. Evlilik ve çocuk, kadınların kariyer sürecinde en büyük engel. Bunun için bekar kadınlar evlilere göre daha avantajlı durumda. Diğer yandan evli kadınların ailelerinden destek görmelerinin, yönetim kademelerindeki engellerin aşılmasında onlara en büyük desteği sağladığı görüldü.

Pazar Araştırması Yaparken Yöneticilerin Dikkat Etmesi Gerekenler

Pazar araştırması yapmak, bir ürünün ya da hizmetin etkili bir şekilde sunumu için gerekli ortamın oluşmasını sağlar. Pazar araştırmasında sonuçlar hedef kitlenizin belirli bir çerçeveye oturmasını da sağlayacaktır. Bu bakımdan Pazar araştırması ürün ya da hizmet pazarlamada en önemli konular arasında yer alır. Pazar araştırmasında dikkat edilmesi istenen hususlar, yöneticilerin pazar araştırması yaparken dikkat etmesi gerekenler şeklinde incelenebilir.

Pazar Araştırma Yöntemleri

Pazar araştırmasında birincil araştırma doğrudan müşterilerden ya da potansiyel müşteri adaylarından toplanır. Veri toplama klasik şekilde görüşmeleri, anketleri ve odak gruplarını içermektedir. Birincil araştırmada veri toplama da esaslar içinde yer alır. Böylece ürün ve hizmetin hedef pazara girmesinde planlama bu yol ile gerçekleşebilir. Birincil araştırma yöneticilerin pazar araştırması yaparken dikkat etmesi gerekenler arasında yer alır.

İkincil araştırma ise daha önceden araştırılmış olan verilerin toplanmasını içerir. Çoğu durumda bu araştırma veri toplama açıklaması için gerçekleştirilir. Bu araştırmanın avantajı ise farklı bakış açıları sağlamaktır.

Hedef  ve Rekabet

Pazar araştırması için ürün ya da hizmet bulunduğundan hedef alanda belirlenmiş sayılabilir. Hedef konusunda Pazar araştırmasından sonra amacınızın ne olacağının ortaya çıkmasıdır. Yöneticilerin pazar araştırması yaparken dikkat etmesi gerekenler arasında araştırma sonrası hedefin net bir şekilde belirlenmesi gerekir. Araştırmanın her safhasında hedefiniz aklınızda bulunursa sonuçlar daha net şekilde ortaya çıkacaktır.

Araştırmaların son verileri toplanırken yöneticilerin pazar araştırması yaparken dikkat etmesi gerekenler için rekabetin göz önünde tutulması gerekir. Hedef pazarın veri toplamasında bulunmayan kritik bir bölüm belirlenerek bu yolda hızlıca ilerlenebilir. Rekabet pek çok konuda avantaj sağlayacaktır.

Çalışmaları organize şekilde ve grup olarak devam ettirin. Pazar araştırması zaman alıcı bir işlemdir. Verilerin Toplanması ve değerlendirmesi sürecinde dışarıdan alınacak yardımlar işleri oldukça pratik bir hale sokacaktır. Yöneticilerin pazar araştırması yaparken dikkat etmesi gerekenler arasında dışarıdan alınacak yardıma dikkat etmesi gerekir. Pazar araştırmasında etkili sonuçlar elde etmek için katılımın fazla olması gerekir. Katılım için basit teşvikler müşterilerin araştırmada daha fazla sayı ile yer almasını sağlayacaktır. Böylece Pazar araştırması tamamlanmış olur.

Bu Bulgulardan Yöneticiler İçin Çıkarımlar

  • Sözsüz iletişim de bir yönetim aracıdır: Yöneticinin beden dili, çalışanlar tarafından okunur ve karşılık bulur. Açık, tutarlı ve saygılı bir beden dili, sözlü mesajları güçlendirir.
  • Ne aşırı denetim ne de ilgisizlik: Yönetim tarzına ilişkin bulgular, çalışanları hem aşırı sıkmanın hem de tamamen kendi hâline bırakmanın tükenmişliği artırabildiğini göstermektedir. Destekleyici ve katılımcı bir denge önemlidir.
  • Kaynakları yaratıcı kullanma becerisi desteklenmelidir: İş becerikliliği yüksek çalışanlar daha dinç ve işe daha bağlıdır; bu nedenle çalışanlara inisiyatif alabilecekleri alanlar açmak bağlılığı artırır.
  • Kadın yöneticilerin önündeki engeller görünür kılınmalıdır: Aile desteği ve örgütsel destek mekanizmaları, kadın yöneticilerin kariyer başarısında belirleyici rol oynamaktadır.
  • Kararlar veriye dayanmalıdır: Pazar araştırması örneğinde olduğu gibi, yönetim kararlarını sezgi yerine sistemli veri toplamaya dayandırmak riskleri azaltır.

Sık Sorulan Sorular

Bu araştırmaların bulguları tüm örgütlere genellenebilir mi?

Araştırmalar belirli il, sektör ve örneklemlerde yapılmıştır. Bu nedenle sonuçlar doğrudan tüm örgütlere genellenemez; ancak yöneticiler için önemli ipuçları ve kendi örgütlerinde sınayabilecekleri fikirler sunar.

Yöneticiler akademik araştırmalardan nasıl yararlanabilir?

Hakemli dergilerdeki araştırmaların özetlerini ve sonuç bölümlerini düzenli takip etmek, bulguları kendi örgütlerinde küçük ölçekli uygulamalarla denemek ve çalışanlardan geri bildirim almak, kanıta dayalı yönetimin temel adımlarıdır.

İş becerikliliği ne demektir?

İş becerikliliği, çalışanların sınırlı kaynaklarla karşılaştıklarında yaratıcı çözümler üretme, mevcut kaynakları farklı biçimlerde kullanma ve zorluklar karşısında işi sürdürebilme becerisidir.

Sonuç

Bilimsel araştırmalar, yöneticilerin sezgilerini test etmelerine ve daha bilinçli kararlar almalarına yardımcı olur. Beden dilinden yönetim tarzına, iş becerikliliğinden kariyer engellerine kadar ele aldığımız bulgular, insan odaklı ve veriye dayalı bir yönetim anlayışının önemini bir kez daha gösteriyor. Yönetim tarzlarının karşılaştırması için yönetim tarzları, iş stresi ve tükenmişlik için stres yönetimi yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Kaynakça

Aksoy, Ş. ve Şeren, M. (2018). Lise yöneticilerinin beden dili davranışlarının sıklığı ile öğretmenlerin etkilenme biçimleri (Ankara ili örneği). Çağdaş Yönetim Bilimleri Dergisi , 5 (3), 262-279.

Akçakanat, T., Uzunbacak, H. H. ve Acar, O. K. (2019). İnsan kaynakları yöneticilerinin iş becerikliliklerinin işe adanmışlıkları üzerine etkisi. OPUS–Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi , 10(17 ), 395- 419.

Aslan, Z. ve Gülcan, M. G. (2018). Kadın yöneticilerin kariyer engelleri ve cam tavan sendromuna yönelik okul yönetici görüşlerinin incelenmesi. Uluslararası Hakemli Ekonomi Yönetimi Araştırmaları Dergisi, 15, 1-36.

Şenol, F. A., Diker, O. ve Atay, L. (2019). Çanakkale ilindeki 4 ve 5 yıldızlı otel çalışanlarının yönetim tarzı algılarının tükenmişlik düzeyleri üzerine etkisi. Yönetim Bilimleri Dergisi, 17(33), 187-209.