Eğitim Yönetimi, eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürütmek amacıyla oluşturulmuş örgütlerde; kararların etkili bir biçimde uygulandığı alandır. Her örgüt için yönetime ihtiyaç olduğu gibi eğitim örgütlerinin de yönetilmesine ihtiyaç vardır. Eğitim örgütlerinin, kar amacıyla kurulmuş işletmelerden farklı olduğu için buraların işletme yönetir gibi yönetilmesi mümkün değildir. Bu nedenle eğitim örgütlerinin etkili bir şekilde yönetilerek amaçlara ulaşılmasını sağlamak için, bu örgütlere özel bir yönetime, eğitim yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır.

Yönetimin bilimleşmesi ile farklı yönetim alanları da ortaya çıkmıştır. Yönetim alanyazının zenginleşmesi, farklı alanlara özgü yönetim anlayışlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Eğitim de bu alanlardan birisidir. Eğitimin önemi, eğitim örgütlerinin yönetilmesine ayrı bir önem kazandırmaktadır. Eğitim yönetimi, kamu yönetiminin bir alt dalı olarak ortaya çıkmıştır. Kamu yönetiminin, eğitim gibi özel bir alana uygulanması gerektiği için eğitim yönetiminin doğduğu söylenebilir. Birçok yönden kamu yönetimine de benzemektedir fakat kendine özgü yönleriyle kamu yönetiminden ayrılmaktadır. Ham maddesinin insan olması nedeniyle kısa vadede sonuç alması zordur. İşletmelerde üretim önemsenirken eğitim örgütlerinde insan yetiştirilmesi önemsenmektedir. Eğitim yönetimi ile toplumun geleceği kontrol altına almaya çalışılmaktadır.

Kamu yönetiminin bir alt alanı olan eğitim yönetimi, bu alanda yapılan çalışmalarla günümüzde bir bilim niteliği taşımaktadır. Kamu yönetimine birçok yönden benzeyen eğitim yönetimi, hammadde olarak insanı alması yönüyle kendine özgü bir yapıya sahiptir. Herhangi bir örgütün amaçlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini kısa sürede anlamak mümkün iken eğitimin sonuçlarını anlamak uzun yıllar gerektirmektedir. Yönetim ile örgütteki üretim amaçlanırken amaçlarken eğitim yönetiminin amacı geleceğin şekillendirilmesidir.

Eğitim yönetimi ilk olarak Amerika’da 19. Yüzyılda ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar gelişmiş ve geniş bir çalışma alanı olmuştur. Eğitim yönetimi, kamu yönetiminden doğduğu için uzun yıllar ayrı bir bilim olarak kabul edilmemiştir. Fakat eğitim yönetimi, günümüzde artık rüşdünü ispat etmiştir ve başlı başına bir bilim alanı olarak kabul edilmektedir. Eğitim yönetiminin yeni bir bilim alanı olarak ortaya çıkması dezavantaj gibi görülse de; eğitim yönetimine diğer bilimlerden faydalanarak disiplinlerarası bir nitelik kazandırmakta ve ona zenginlik katmaktadır.

Amerika’da ortaya çıkan eğitim yönetimi kurumsallaşmaya Avrupa’da başlayarak okullarda verilen eğitimler daha etkili olmaya başlamıştır. Eğitim yönetimine Türkiye’de ise 1950’li yıllarda önem verilmeye başlanmıştır.  1953 Yılında açılan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi’nin (TODAİE), 1962 yılında hayata geçirilen Merkezi Hükümet Teşkilatı Projesi (MEHTAP) ve Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesinin eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesi amacıyla açılması; Türkiye’de eğitim yönetiminin gelişimine ivme kazandırmıştır. Eğitim yönetimi bilimleşmeden önce de eğitim örgütleri yönetilmekteydi. Fakat eğitim yönetimi ile eğitimin amaçlarına ulaşılması kolaylaşmış, geleceği şekillendirecek insanları yetiştirmek daha önemli hale gelmiştir. Dünyada ve Türkiye’de eğitim yönetiminin bir bilim olarak gelişmesi, eğitime verilen önemi artırmıştır.

Yönetim bilimindeki  gelişmeler eğitim yönetimine de yansımıştır. Fakat eğitim örgütlerinin kendisine özgü yapısı nedeniyle, yönetim alanındaki gelişmeler eğitim örgütlerine bir işletmeye yansıdığı gibi yansımamıştır. Klasik yönetim yaklaşımının verimi ön plana alan anlayışı eğitim yönetimini olumsuz etkilemiştir. Eğitim aracılığıyla daha önceleri entelektüel yetiştirilmeye çalışılırken klasik yönetim yaklaşımı ile üretici yetiştirilmeye başlanmıştır. İnsan ilişkileri yaklaşımı ise insanı ön plana alan yönüyle verimlilik baskısını kaldırarak eğitim yönetiminin ruhuna daha uygun olmuştur.  Modern yönetim yaklaşımının getirdiği sistem anlayışı da okulun çevresi ile etkileşimini de önemsediği için eğitim yönetimine büyük katkıda bulunmuştur. Sistem yaklaşımı ile okulların çevre ile etkileşim halinde bulunması önemsenmekle birlikte çevresinden farklılaşması beklenmiştir .

“Yönetim biliminin eğitime uygulanmasından meydana gelen eğitim yönetimi, ileri ülkelerde eğitimin uzmanlık dalı olarak kabul edilmiştir”. “Eğitim yönetimi; bireyin davranışlarında istenilen davranış değişikliğini sağlamak için insan gücünü, maddi ve manevi kaynakları kullanma sürecidir. Bu süreci yöneten yönetici de okul müdürüdür”. Eğitim yönetiminin amacı, eğitim kurumlarını belirli amaçlara ulaştırabilmek için madde ve insan kaynaklarını etkili ve verimli bir şekilde kullanarak, belirlenen politikaları ve alınan kararları uygulamaktır. Eğitim sistemi ve eğitim yönetimi, eğitimin bütünüyle ilgili olan kavramlardır. Okulları da kapsayan bir üst sistem olan eğitim sistemi, amaç ve ilkeleri ile açık bir sistem özelliği taşır.  Eğitim yönetimi öğrencilerin nicel ve nitel olarak gelişmesini sağlamayı, ekonominin nitelikli insan gücü gereksinimini karşılamayı, özellikle geleceğe yönelik ihtiyaçları tespit ederek buna göre planlar tasarlamayı hedefler.

Eğitim Yönetimi Kaynakları

Aydın, M. (2014). Eğitim yönetimi. Ankara: Gazi Kitabevi.

Balcı, A. (2008). Türkiye’de eğitim yönetiminin bilimleşme düzeyi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi Dergisi14(2), 181-209.

Bursalıoğlu, Z. (1999). Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış. Ankara: Pegem.

Bursalıoğlu, Z. (2010). Eğitim Yönetiminde Teori ve Uygulama. Ankara: Pegem Akademi.

Özdemir, M. (2017). Eğitim yönetiminde epistemik bunalımın arkeolojisi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi Dergisi23(2), 281-304.