Öğretimsel liderlik (öğretim liderliği), okul yöneticisinin okulun temel işlevi olan öğretme ve öğrenme süreçlerini geliştirmeye yönelik olarak sergilediği liderlik davranışlarının bütünüdür. Öğretimsel lider, okulu yalnızca yönetsel ve bürokratik açıdan işleten bir müdür değil; öğretimin kalitesini, öğretmenlerin mesleki gelişimini ve öğrencilerin öğrenmesini merkeze alan bir eğitim lideridir.

Okul müdürlerinin günlük işlerinin önemli bir kısmı yazışmalar, bina işleri, kaynak yönetimi ve resmî süreçlerle geçer. Öğretimsel liderlik yaklaşımı ise müdürün asıl sorumluluğunun sınıflarda gerçekleşen öğrenme olduğunu hatırlatır. Araştırmalar, okul liderliğinin öğrenci başarısını etkileyen okul içi faktörler arasında öğretmenlerden sonra en önemli ikinci etken olduğunu göstermektedir (Leithwood, Harris ve Hopkins, 2008).

Bu yazıda öğretimsel liderliğin tanımını, ortaya çıkışını, Hallinger ve Murphy’nin modelini, okul müdürünün öğretimsel liderlik rollerini, öğretimsel liderliği engelleyen faktörleri ve Türkiye’deki durumu ele alıyoruz. Eğitim yönetimi alanında tez hazırlayanlar için ölçme araçlarına da değiniyoruz.

Öğretimsel Liderlik Nedir?

Öğretimsel liderlik, okul yöneticisinin okulun amaçlarını belirleme, öğretim programını yönetme ve olumlu bir öğrenme iklimi oluşturma yoluyla öğretim ve öğrenmenin kalitesini artırmaya yönelik eylemlerini kapsar. Kavramın odağında “öğrenci öğrenmesi” vardır; yöneticinin diğer tüm görevleri bu amaca hizmet ettiği ölçüde anlam kazanır.

Literatürde “öğretimsel liderlik” ve “öğretim liderliği” ifadeleri eş anlamlı olarak kullanılır. İngilizcedeki karşılığı instructional leadership‘tir. Kavram, okul yöneticisinin rolünü geniş anlamda eğitim yönetimi içinde ele alır ve onu bir “yönetici”den çok “eğitim lideri” olarak tanımlar.

Öğretimsel Liderliğin Ortaya Çıkışı

Öğretimsel liderlik kavramı 1970’lerin sonu ve 1980’lerde ABD’de yürütülen etkili okullar araştırmalarıyla gündeme gelmiştir. Benzer sosyoekonomik koşullara sahip olduğu hâlde öğrencilerinin daha başarılı olduğu okulları inceleyen araştırmacılar, bu okulların ortak özelliklerinden birinin öğretime odaklanan güçlü bir okul liderliği olduğunu fark etmiştir. Ronald Edmonds (1979), etkili okulların özellikleri arasında güçlü yönetsel liderliği, yüksek beklentileri, düzenli bir okul iklimini, temel becerilere odaklanmayı ve öğrenci ilerlemesinin sık izlenmesini saymıştır.

Bu bulgular, okul müdürünün rolüne ilişkin anlayışı değiştirmiştir. Müdürün yalnızca okulun idari işleyişini sağlamasının yeterli olmadığı, öğretimin niteliğini doğrudan etkileyecek davranışlar sergilemesi gerektiği görüşü yaygınlaşmıştır.

Hallinger ve Murphy’nin Öğretimsel Liderlik Modeli

Öğretimsel liderlik alanında en çok kullanılan model, Philip Hallinger ve Joseph Murphy’nin (1985) geliştirdiği modeldir. Model, öğretimsel liderliği üç temel boyut ve bu boyutlar altında toplanan on işlev aracılığıyla tanımlar. Hallinger ve Murphy, bu modele dayanarak Okul Müdürü Öğretim Yönetimi Değerlendirme Ölçeğini (Principal Instructional Management Rating Scale, PIMRS) geliştirmiştir. Hallinger’in (2003) değerlendirmesine göre bu ölçek, öğretimsel liderlik araştırmalarında en yaygın kullanılan araçlardan biri olmuştur.

Hallinger ve Murphy öğretimsel liderlik modeli: üç boyut ve on işlev
Hallinger ve Murphy’ye göre öğretimsel liderliğin boyutları ve işlevleri

1. Okulun Misyonunu Belirleme

Bu boyut, müdürün öğrencilerin öğrenmesine odaklanan açık ve ölçülebilir okul amaçları belirlemesini ve bu amaçları okulun tüm paydaşlarıyla paylaşmasını kapsar.

  • Okulun amaçlarını oluşturma: Öğretmenler, veliler ve öğrencilerle birlikte, öğrenme odaklı ve sınırlı sayıda net hedef belirleme.
  • Okulun amaçlarını iletme: Hedefleri toplantılarda, okul panolarında ve günlük iletişimde sürekli görünür kılma.

2. Öğretim Programını Yönetme

Bu boyut, müdürün sınıflarda gerçekleşen öğretimi izlemesi, desteklemesi ve koordine etmesini içerir. Öğretimsel liderliğin en doğrudan ve en zor uygulanan boyutudur.

  • Öğretimi denetleme ve değerlendirme: Sınıf ziyaretleri yapma, öğretmenlere yapıcı geri bildirim verme.
  • Öğretim programını koordine etme: Sınıflar ve dersler arasında içerik ve hedef uyumunu sağlama.
  • Öğrenci ilerlemesini izleme: Sınav ve değerlendirme sonuçlarını analiz ederek öğretmenlerle birlikte iyileştirme planları yapma.

3. Olumlu Okul Öğrenme İklimi Oluşturma

Bu boyut, öğrenmeyi destekleyen, yüksek beklentilere dayanan ve öğretmenlerle öğrencileri motive eden bir okul kültürü oluşturmayı kapsar.

  • Öğretim zamanını koruma: Ders saatlerinin anons, tören ve gereksiz kesintilerle bölünmesini önleme.
  • Görünür olma: Koridorlarda, sınıflarda ve okul etkinliklerinde sık sık bulunma.
  • Öğretmenleri ödüllendirme: Başarılı öğretim uygulamalarını takdir etme ve görünür kılma.
  • Mesleki gelişimi destekleme: Öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu eğitimleri, iş birliği ve gözlem fırsatlarını sağlama.
  • Öğrenmeyi teşvik etme: Öğrenci başarısını ödüllendiren ve öğrenmeyi değerli kılan uygulamalar geliştirme.

Okul Müdürünün Öğretimsel Liderlik Rolleri

Hallinger ve Murphy modelinin ötesinde, öğretimsel liderlik literatüründe okul müdürüne yüklenen roller şöyle özetlenebilir:

Rol Müdürden beklenen davranış Örnek uygulama
Vizyon belirleyici Öğrenme odaklı ortak bir okul vizyonu oluşturur Yıl başında öğretmenlerle birlikte okul hedeflerini belirleme
Öğretim rehberi Öğretmenlere öğretim konusunda destek ve geri bildirim verir Düzenli sınıf gözlemi ve gözlem sonrası birebir görüşme
Program koordinatörü Dersler arası uyumu ve program bütünlüğünü sağlar Zümre toplantılarının öğrenme hedeflerine odaklanması
Veri kullanıcısı Kararlarını öğrenci başarısı verilerine dayandırır Sınav sonuçlarına göre destek programları planlama
Mesleki gelişim kolaylaştırıcısı Öğretmenlerin sürekli öğrenmesini destekler Öğretmenlerin birbirinin dersini gözlemlediği mesleki öğrenme toplulukları
İklim oluşturucu Yüksek beklenti ve güvene dayalı bir okul kültürü kurar Başarıların okul genelinde paylaşılması ve takdir edilmesi

Öğretimsel Liderlik ve Dönüşümcü Liderlik

Eğitim yönetimi literatüründe öğretimsel liderlik çoğu zaman dönüşümcü liderlikle karşılaştırılır. Dönüşümcü liderlik, öğretmenlerin motivasyonunu, bağlılığını ve okulun değişim kapasitesini artırmaya odaklanır. Öğretimsel liderlik ise doğrudan öğretim ve öğrenme süreçlerine odaklanır.

Ölçüt Öğretimsel liderlik Dönüşümcü liderlik
Odak Öğretim ve öğrenci öğrenmesi Örgütün kapasitesi ve değişim
Yaklaşım Doğrudan, programa ve sınıfa yönelik Dolaylı, insanlara ve kültüre yönelik
Liderin rolü Öğretim uzmanı ve rehber İlham veren ve güçlendiren lider
Etkisi Öğrenci başarısı üzerinde daha doğrudan Öğretmen motivasyonu ve okul iklimi üzerinde

Viviane Robinson, Claire Lloyd ve Kenneth Rowe’un (2008) meta-analizi, öğretimsel liderliğin öğrenci çıktıları üzerindeki ortalama etkisinin dönüşümcü liderliğin etkisinden yaklaşık üç ila dört kat daha büyük olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar özellikle öğretmenlerin öğrenmesini ve gelişimini teşvik etmenin ve bu sürece katılmanın en güçlü etkiye sahip liderlik boyutu olduğunu belirlemiştir. Hallinger (2003) ise iki yaklaşımın birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görülmesi gerektiğini savunmuştur. Farklı liderlik yaklaşımları için liderlik türleri yazımıza bakabilirsiniz.

Paylaşılan Öğretimsel Liderlik

Son yıllarda öğretimsel liderliğin yalnızca okul müdürüne ait bir görev olmadığı, müdür yardımcıları, zümre başkanları ve deneyimli öğretmenlerle paylaşılması gerektiği görüşü güç kazanmıştır. Büyük okullarda müdürün her sınıfı düzenli olarak izlemesi ve her öğretmene birebir destek vermesi mümkün değildir. Paylaşılan öğretimsel liderlik anlayışında müdür, öğretim konusunda uzmanlaşmış öğretmenlerin liderlik etmesine alan açar, onların çalışmalarını koordine eder ve okulun öğrenme odaklı vizyonunu korur. Bu yaklaşım hem müdürün iş yükünü hafifletir hem de öğretmenlerin mesleki gelişimini ve okula bağlılığını güçlendirir. Yöneticilerin bu süreçteki tutum ve davranışları için yönetici davranışları yazımıza göz atabilirsiniz.

Öğretimsel Liderliği Engelleyen Faktörler

  • Yoğun idari iş yükü: Yazışmalar, raporlar ve bina işleri müdürün öğretimle ilgilenmeye zaman bulmasını zorlaştırır.
  • Merkeziyetçi yapı: Program, ders kitabı ve personel kararlarının merkezden belirlenmesi müdürün hareket alanını daraltır.
  • Yetki-sorumluluk dengesizliği: Müdürler öğrenci başarısından sorumlu tutulurken öğretmen seçimi ve ödüllendirme gibi konularda sınırlı yetkiye sahiptir.
  • Mesleki hazırlık eksikliği: Okul yöneticiliğinin ayrı bir uzmanlık olarak yeterince ele alınmaması, müdürlerin öğretimsel liderlik becerilerini sınırlar.
  • Öğretmenlerin denetime yönelik tutumu: Sınıf ziyaretlerinin destek değil denetim olarak algılanması direnç yaratabilir.
  • Kaynak yetersizliği: Mesleki gelişim için bütçe ve zaman ayrılamaması.

Türkiye’de Öğretimsel Liderlik

Türkiye’de öğretimsel liderlik, eğitim yönetimi alanında en çok çalışılan konulardan biridir ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora tezine konu olmuştur. Araştırmalar genellikle öğretmen algılarına dayanarak okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarını incelemekte ve bu davranışların okul iklimi, öğretmen motivasyonu, örgütsel bağlılık ve öğrenci başarısıyla ilişkisini araştırmaktadır.

Türk eğitim sisteminin yapısı, öğretimsel liderliğin uygulanmasında bazı özgün koşullar yaratmaktadır. Merkeziyetçi program yapısı, müdürlerin idari ve yazışma yükü ile okul yöneticiliğinin mesleki bir kariyer basamağı olarak yapılandırılmasına ilişkin tartışmalar, alanyazında sık sık gündeme gelen konulardır. Bu konudaki genel çerçeve için Türk eğitim sistemi ve okul yönetimi ve eğitim politikası yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Okul Müdürleri İçin Uygulama Önerileri

  1. Takviminizi koruyun: Haftalık programınızda sınıf ziyaretleri ve öğretmenlerle öğretim odaklı görüşmeler için sabit zaman blokları ayırın.
  2. Kısa ve sık sınıf ziyaretleri yapın: Uzun ve seyrek denetimler yerine kısa, sık ve destek amaçlı ziyaretler güven oluşturur.
  3. Veriyle konuşun: Zümre toplantılarında öğrenci sonuçlarını birlikte analiz edin ve somut iyileştirme hedefleri belirleyin.
  4. Öğretmenleri öğrenen bir topluluğa dönüştürün: Ders gözlemi, ortak ders planlama ve iyi uygulama paylaşımını kurumsallaştırın.
  5. İdari işleri devredin: Müdür yardımcıları ve okul personeliyle yetki paylaşımı yaparak öğretime zaman açın.
  6. Kendi gelişiminize yatırım yapın: Eğitim liderliği alanındaki güncel araştırmaları takip edin. Başlangıç için eğitim yönetimi okuma listemizden yararlanabilirsiniz.

Öğretimsel Liderlik Nasıl Ölçülür?

Araştırmalarda en sık kullanılan araç, Hallinger ve Murphy’nin (1985) geliştirdiği PIMRS ölçeğidir. Ölçek; okulun misyonunu belirleme, öğretim programını yönetme ve olumlu okul öğrenme iklimi oluşturma boyutlarına ait on işlevi ölçer. Ölçeğin öğretmen, müdür ve müfettiş formları bulunur. Türkiye’de de bu modele dayanan ve Türkçeye uyarlanmış farklı ölçekler kullanılmaktadır. Ölçek seçerken araştırmanın amacına uygun boyut yapısına ve uyarlama çalışmasının geçerlik-güvenirlik kanıtlarına dikkat edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Öğretimsel liderlik nedir?

Okul yöneticisinin okulun amaçlarını belirleme, öğretim programını yönetme ve olumlu bir öğrenme iklimi oluşturma yoluyla öğretim ve öğrenmenin kalitesini artırmaya yönelik liderlik davranışlarıdır.

Hallinger ve Murphy modelinin boyutları nelerdir?

Model üç boyuttan oluşur: okulun misyonunu belirleme, öğretim programını yönetme ve olumlu okul öğrenme iklimi oluşturma. Bu boyutlar altında toplam on işlev yer alır.

Öğretimsel liderlik ile dönüşümcü liderlik arasındaki fark nedir?

Öğretimsel liderlik doğrudan öğretim ve öğrenme süreçlerine odaklanır. Dönüşümcü liderlik ise öğretmenlerin motivasyonu, bağlılığı ve okulun değişim kapasitesi üzerinde durur.

Öğretimsel liderlik öğrenci başarısını etkiler mi?

Evet. Robinson, Lloyd ve Rowe’un (2008) meta-analizi, öğretimsel liderliğin öğrenci çıktıları üzerindeki etkisinin dönüşümcü liderliğe göre belirgin biçimde daha büyük olduğunu göstermiştir.

PIMRS nedir?

PIMRS (Principal Instructional Management Rating Scale), Hallinger ve Murphy tarafından geliştirilen ve okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarını ölçen bir değerlendirme ölçeğidir.

Yararlanılan Kaynaklar

Edmonds, R. (1979). Effective schools for the urban poor. Educational Leadership, 37(1), 15–24.

Hallinger, P. (2003). Leading educational change: Reflections on the practice of instructional and transformational leadership. Cambridge Journal of Education, 33(3), 329–352.

Hallinger, P. ve Heck, R. H. (1998). Exploring the principal’s contribution to school effectiveness: 1980–1995. School Effectiveness and School Improvement, 9(2), 157–191.

Hallinger, P. ve Murphy, J. (1985). Assessing the instructional management behavior of principals. The Elementary School Journal, 86(2), 217–247.

Leithwood, K., Harris, A. ve Hopkins, D. (2008). Seven strong claims about successful school leadership. School Leadership & Management, 28(1), 27–42.

Robinson, V. M. J., Lloyd, C. A. ve Rowe, K. J. (2008). The impact of leadership on student outcomes: An analysis of the differential effects of leadership types. Educational Administration Quarterly, 44(5), 635–674.