Hergün küçük veya büyük birçok sorunla karşılaşıldığı için sürekli olarak sorunlarla yaşanmak zorunda kalınmaktadır. Bu nedenle insanlar karşılaştıkları sorunları çözmek için gayret göstermektedir. Sorun çözmek, bir bakıma yöneticilerin varlık sebebidir. Yöneticiler sorunlarla baş etmek zorundadırlar ve bu yönde kararlar vermeleri beklenir. Yönetsel anlamda bir yöneticinin en etkili gücü, sorunları çözme ve karar verme konusunda sahip olduğu bilgi ve becerileridir.

Karar vermek, çoğu araştırmacı tarafından yönetimin kalbi olarak görüldüğü gibi yönetimin başlı başına karar verme işi olduğu da savunulmaktadır. Yöneticilerin her koşulda karar vermek zorunda kalmaları, karar vermeyi önemli hale getirmektedir. Bu sebeple yönetimin iyi olup olmadığı verilen kararlara bağlı olmakla beraber, hangi durumda nasıl kararlar verildiğine göre de değerlendirilmektedir.

Karar vermek yönetim açısından önemli iken kararların anlaşılması ise görülebilen eylemler aracılığıyla olmaktadır. Örgütlerde konulan kurallar, politikalar ve bütün somut olaylarda etkililik ölçütü kullanıldığı için alınan kararların da etkili olması amaçlanır. Dolayısıyla yöneticinin başarısı veya başarısızlığı, verdiği kararların sonucuna göre değerlendirilmektedir. Bu nedenle yöneticiler, başarısız olmamak için doğru ve etkili kararlar vermek zorundadır.

Karar vermek, iki veya daha fazla seçeneğin olduğu durumlardaki bir gerekliliktir.  Karar, birden fazla seçenek arasından bir seçim yapma işlemidir. Eğer tek bir seçenek varsa, bir seçimden bahsedilemeyeceği gibi karar verme işlemi de söz konusu olamaz. Karar verme, yönetici konumundaki kişilerin en önemli sorumluluğu olmasına rağmen kararların eyleme dönüştürülememesi durumunda iyi niyetten öteye geçemezler.

Bütün örgütlerin karar verme gereksinimi olduğu için örgüt yöneticilerinin karar verme durumunda olmaları ile birlikte örgüt üyeleri de nitelikli kararlar vermek zorundadır. Ancak karar vermeyi gerektiren sorunlar hakkında yeterli bilgi sahibi olunamazsa mantıklı kararlar verilemez. Sorun çözme ve karar verme yönetimi için yöneticinin hem bilgi sahibi olması hem de ileriyi görmesi gereklidir. Yönetici, kendisine getirilen sorunları kısa zamanda ve uygun biçimde çözmesi gerektiği gibi sorunlar doğmadan önce de önlem almalıdır. Yöneticiler, yangın çıktıktan sonra müdahale eden itfaiyeci gibi değil yangın çıkmadan önce önlem alan kişi gibi olmalıdır.

Karar vermek, yönetimin özü olarak görüldüğü için karar verirken belirli aşamalara dikkat edilmelidir. Şekilde görüldüğü üzere karar verme süreci; sorunların tanımlanması, karar ölçütlerinin belirlenmesi, ölçüt ağırlıklarının belirlenmesi, seçeneklerin geliştirilmesi, seçeneklerin değerlendirilmesi, bir alternatifin seçimi, alternatifin uygulanması ve kararın etkililiğinin değerlendirilmesi olmak üzere 8 aşamadan oluşmaktadır. Bu süreç şekildeki gibi bir döngü halindedir.

 

Yararlanılan Kaynaklar

Aydın, M. (2014). Eğitim Yönetimi. Ankara: Gazi Kitabevi.

Çelikten, M. (2001). Etkili okullarda karar süreci. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11(2), 263-274.

Esin, A. ve Şahin, S. T. (2012). Yöneylem araştırmasında yararlanılan karar yöntemleri. Ankara: Gazi Kitabevi.

Robbins, S. P., Decenzo, D. A. ve Coulter, M. (2013). Yönetimin Esasları, Çev. Ed.: A. Öğüt. Ankara: Nobel Yayınları.