Sosyal medya bağımlılığı her geçen gün artmaktadır. Hayatımızın odak noktası haline gelen sosyal medya düşüncenizi, duygunuzu, resimlerinizi ve daha birçok içeriği paylaşıp geri dönüş aldığınız bir alanı temsil eder. Bununla birlikte diğer insanların ne yaptıkları ya da son dakika gelişen olayların ne olduğunu da çoğu zaman sosyal medya aracılığı ile öğreniriz. Bugün yapılan araştırmalara göre dünya nüfusunun yaklaşık %30’u aktif bir şekilde sosyal medya kullanıcısıdır.

Günlük yaşamın ortalama iki saati sosyal medyaya harcanır. Tweet atma, post paylaşımı, beğeniler ve güncellemeler gibi birçok şeye uzun süreli vakit harcanır. Bu da bir zaman sonra kişiyi sosyal medyaya karşı bağımlı bir hale dönüştürür. Kişi istese de sosyal mecraları hayatından çıkaramaz. Kimi zaman güncel haberler TV’den okunmak ve izlenmek yerine sosyal medyadan takip edilir. Sosyal medya bağımlılığı bu tür mecraların hayatımıza girmesiyle birlikte gelişen bir süreçtir.

Sosyal Medya Kullanıcıları

Bu kullanıcı kitlesi özellikle Facebook’a birkaç saat ara vererek göz gezdirmeden yapamıyor. Anlık olarak göz gezdirme işlemi devam etmektedir. İnstagrama bir günde yaklaşık 5 milyondan fazla resim yüklemesi yapılıyor. Paylaşım ve beğeni de bu denli oldukça fazladır. 500 milyon tweet gün içinde atılıp cevap buluyor. Her geçen saniye içinde Linkedln’e 2 kişinin üyeliği gerçekleşiyor. Her kullanıcı günün en az 15 dakikasını Youtube mecrasında geçiriyor. Pinterest üzerinden 2 milyon pin paylaşımı oluyor. Tüm bunlar sosyal medya bağımlılığı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu kadar uçuk rakamların bir arada olması sosyal medyanın ne denli hayatımıza hükmettiği kanısını da destekler niteliktedir. Sabah uyandığımız zaman bile ilk iş olarak telefonu elimize alıyor olmamız sosyal medyanın ne derece etkili olduğu gerçeğini ortaya çıkarıyor.

Sosyal Medya Bağımlılığı ve Belirtileri

Hayatın her alanında hayatımızda olan telefonlar aracılığı ile sosyal medya etkileşimini gerçekleştiririz. Bu da bağımlılık belirtisinin ne denli ortaya çıktığını ortaya koyuyor. Eğer gün boyu sosyal medyaya girmezsek bağımlılık derecesinin düşük olduğunu sezebiliriz. Fakat bir saat içinde sık sık sosyal medyayı kontrol etmek bağımlılık oranını arttırmaktadır. Günümüzde çoğu kişide akıllı cihazlar vardır. Sosyal medya bağımlılarının % 80’i sabah erken uyanıp en az 15 dakikasını sosyal medyaya harcarlar. Uyku modu bile buna göre ayarlanır. Bu en büyük belirtidir. Ayrıca sosyal medyayı sürekli güncelliyorsanız bu da belirtiler arasında yer alır. Günde en az 2 ya da 3 saatin sosyal medyaya harcanması da risk grubuna girdiğiniz anlamına gelir.

Günlük tüm rutinleriniz için sosyal medyadan paylaşmadan duramıyorsanız bağımlısınızdır. Bu rutine giyilen kıyafet, gidilen yerler ve daha birçok şey eklidir. Yenilen yemeğe kadar paylaşım yapanlar vardır. Bu tür durumlar sosyal medyadan geri kalmak istemediğinizden kaynaklıdır. Özellikle mobil cihaz bu duruma daha fazla etki eder. Mobil cihazınız varsa en az iki sosyal medya hesabınız da vardır. Sosyal medya bağımlılığı her şeyi içine alan bir yapıdır. Gelen e-mailler Watsapp kısa mesaj durumları ve daha birçok şey bu alana hitap eder. Kimi zaman canınız sıkıldığı anda bile aklınıza gelen ilk şey sosyal medyadır. Vakti sosyal medya aracılığı ile eğlenceli hale dönüştürürsünüz. Bu da sizi git gide bağımlı bir hale getirir. Gün boyu en az 2 ya da 3 uygulamaya sıklıkla girip çıkarsınız. Tüm bunlar sosyal medya bağımlılığının belirtisidir.

Yararlanılan Kaynaklar

Aktan, E. (2018). Üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi. Erciyes İletişim Dergisi5(4), 405-421.

Balcı, Ş., Karakoç, E., & Öğüt, N. (2020). Sağlık Çalışanları Arasında Sosyal Medya Bağımlılığı: İki Boyutlu Benlik Saygısının Rolü. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, (33), 296-317.

Güleç, V. (2018). Aile ilişkilerinin sosyal medyayla birlikte çöküşü. Yeni Medya Elektronik Dergisi2(2), 105-120.

İnce, M., & Koçak, M. C. (2017). Üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıkları: Necmettin Erbakan Üniversitesi örneği. Karabük Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi7(2), 736-749.