Yönetim kitaplarının çoğu, örgütlerin kaderini içerideki kararların ve yöneticilerin becerisinin belirlediğini varsayar. Jeffrey Pfeffer ve Gerald R. Salancik ise 1978’de yayımladıkları The External Control of Organizations kitabında dikkati örgütün dışına çevirdi. Onlara göre örgütleri anlamanın anahtarı, hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları kaynakları kimin denetlediğine bakmaktı. Bu düşünceden doğan kaynak bağımlılığı kuramı, örgütler arası ilişkileri güç ve bağımlılık kavramları üzerinden açıklayan en etkili yaklaşımlardan biri oldu.

Yazarlar

Jeffrey Pfeffer, 23 Temmuz 1946’da Missouri’nin St. Louis kentinde doğdu. Carnegie Mellon Üniversitesi’nde lisans ve yüksek lisans eğitimi aldı, 1972’de Stanford Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Illinois Üniversitesi ve Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’de ders verdikten sonra Stanford İşletme Fakültesi’ne geçti ve burada örgütsel davranış profesörü olarak çalıştı. Örgütlerde güç, insan kaynakları yönetimi, kanıta dayalı yönetim ve bilmek ile uygulamak arasındaki açık üzerine çok sayıda kitap yazdı.

Gerald R. Salancik, 1943’te doğdu. Northwestern Üniversitesi’nde gazetecilik eğitimi aldı, 1971’de Yale Üniversitesi’nde deneysel sosyal psikoloji alanında doktorasını tamamladı. Illinois Üniversitesi’nde Pfeffer ile birlikte çalıştı; daha sonra Carnegie Mellon Üniversitesi’nde örgüt profesörü oldu. Güç, örgütsel bağlılık ve iş tutumlarının sosyal bilgi işleme yoluyla oluşması üzerine önemli çalışmalar yaptı. 1996’da öldü.

Kaynak Bağımlılığı Kuramı

Kuramın çıkış noktası basittir: Hiçbir örgüt kendi kendine yeterli değildir. Hammadde, sermaye, çalışan, bilgi, müşteri ve meşruiyet gibi kaynakları çevresindeki başka örgütlerden ve aktörlerden sağlamak zorundadır. Bu durum örgütü, kaynakları denetleyenlere karşı bağımlı ve dolayısıyla onların taleplerine açık hâle getirir. Pfeffer ve Salancik, sosyolog Richard Emerson’un güç-bağımlılık düşüncesinden yararlanarak bir aktörün başka bir aktör üzerindeki gücünün, ikincisinin birincisine olan bağımlılığına eşit olduğunu ileri sürdü.

Bağımlılığın derecesi üç etkene bağlıdır. Birincisi kaynağın önemidir: Kaynağın örgütün toplam girdi ve çıktıları içindeki payı ve örgütün işleyişi için ne kadar kritik olduğu. İkincisi kaynağın kullanımı ve dağıtımı üzerindeki takdir yetkisidir. Üçüncüsü ise kaynağın alternatiflerinin bulunup bulunmadığıdır. Tek bir tedarikçiye ya da tek bir büyük müşteriye bağımlı olan bir şirket, o aktör karşısında oldukça kırılgan bir konumdadır.

Pfeffer ve Salancik: Kaynak Bağımlılığı

Bağımlılığı Yönetme Stratejileri

Pfeffer ve Salancik’e göre yöneticilerin temel görevlerinden biri, örgütün çevresiyle bağımlılık ilişkilerini yönetmektir. Örgütler bunun için çeşitli stratejiler kullanır. Birleşme ve satın almalar, bağımlılık yaratan kaynağı örgütün içine alarak belirsizliği ortadan kaldırır; tedarikçiyi satın alan bir şirket, dikey bütünleşme yoluyla bu bağımlılığı içselleştirir. Ortak girişimler ve stratejik işbirlikleri, kaynakları paylaşarak belirsizliği azaltır. Yönetim kurullarında karşılıklı üyelikler ve kritik paydaşların temsilcilerini yönetime dahil etme (kooptasyon), bağımlı olunan örgütlerle bilgi ve bağlılık ilişkisi kurar. Siyasi faaliyetler ise kamu düzenlemelerini örgütün lehine şekillendirmeye çalışır.

Kuramın bir başka önermesi, örgüt içindeki güç dağılımının da dış bağımlılıkları yansıttığıdır. Örgütün en kritik bağımlılıklarını yöneten birimler ve yöneticiler, örgüt içinde daha fazla güç kazanır. Yönetici değişimleri de çoğu zaman çevredeki koşulların değişmesiyle ilişkilidir.

Eleştiriler ve Değerlendirme

Kaynak bağımlılığı kuramı, örgütleri çevrelerine pasif biçimde uyum sağlayan varlıklar olarak değil, çevrelerini etkilemeye çalışan aktif aktörler olarak görmesiyle önemli bir katkı yaptı. Amy Hillman ve meslektaşlarının 2009’daki kapsamlı değerlendirmesi, kuramın birleşmeler, ortak girişimler ve yönetim kurulu yapısına ilişkin önermelerinin pek çok araştırmada desteklendiğini gösterdi. Bununla birlikte kuramın temel kavramlarının ölçülmesinin zor olduğu, zamanla kesin önermeler üretmek yerine genel bir bakış açısına dönüştüğü eleştirisi de yapıldı. Ayrıca kuram, işlem maliyeti ve kurumsal kuram gibi yaklaşımlarla birlikte kullanıldığında daha açıklayıcı bulunmuştur. Konunun arka planı için örgüt teorisi, stratejik yönetim ve risk yönetimi yazılarımıza bakılabilir.

Yararlanılan Kaynaklar

Emerson, R. M. (1962). Power-dependence relations. American Sociological Review, 27(1), 31–41.

Hillman, A. J., Withers, M. C. ve Collins, B. J. (2009). Resource dependence theory: A review. Journal of Management, 35(6), 1404–1427.

Pfeffer, J. ve Salancik, G. R. (1978). The external control of organizations: A resource dependence perspective. Harper & Row.