Bilgisayar modellerini kullanarak çeşitli iş etkinliklerini simüle etmek ve karar verme süreçlerine yardımcı olmak çok eskiye dayanır. Mevcut iş modellerinin çoğu, teknik konularda iyi olmayan genel müdürlere farklı seçenekleri denemelerine ve hangilerini uygulayacağına karar vermelerine olanak tanıyan yazılımlara dayanmaktadır. Örneğin, bir satıcı, yeni mağazalarını nerede açacaklarını belirlemelerine yardımcı olmak için bir model kullanabilir. Model, talep ortamının boyutunu, yerel ulaşım ağını, park yerlerini, nüfus yapısı özelliklerini ve yerel rakipleri dikkate alarak en uygun yerleşimi belirleyebilir. İş modellemesinin mantığı, bir pilotun uçak kullanmadan önce uçak simülasyonunda çalışmasına benzemektedir. Bir işe atılmadan önce iş modellemesi yapmamak, işi başarısızlığa uğratabilir.

İş modelleri tüm şirkete yayıldığında, karar alma sürecini daha demokratik hale getirir. Erişilebilir veriler, uygulaması kolay analiz ve modelleme araçlarıyla birleştirildiğinde, pratikte çalışanlar anında ileri düzeyde karar verme yetenekleriyle donatılabilir. Kararlar çok daha hızlı alınabilir ve sorunlar ortaya çıktıkça çözülebilir.

İş modelleri için yaygın kullanımlar şöyle sıralanabilir:

  • Tablolar yardımıyla finansal planlama: Bu yöntem, bir yönetim kararının bilanço, kar ve zarar tablosu üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılır.
  • Tahmin modelleri: Tarihsel verileri analiz ederek, gelecekteki eğilimler tahmin edilebilir.
  • Süreç haritalama: Gerekli kaynakları ve bir görevi başarmak için atılacak adımları gösteren görsel bir sunumdur.
  • Veri madenciliği: Değişkenler arasındaki öngörülemeyen bağlantıları ortaya çıkarmak için çok büyük miktarda veriyi analiz edilir.
  • “Monte Karlo” simülasyonu: Rastgele veri kullanarak bir projenin sonucunun belirsizliklerden nasıl etkileneceğini ölçmek için kullanılır.

Bilgisayar modellerini kullanarak karar vermeyi destekleme fikri Peter Senge’nin Beşinci Disiplin kitabında gündeme gelmiştir. Bu kitapta Senge, kurumsal yapı ve davranış üzerine yapılan deneyler için modelleme yeteneğinin gelecekte kilit bir beceri olacağını iddia etmiştir. Senge ayrıca değişik modeller kullanarak, “mikro dünyalar” teorisi olarak adlandırdığı fikrini tanıttı. Bunlar yönetim oyunları olarak basitleştirilmiş simülasyon modelleriydi. Bu sayede yöneticiler, gerçek dünyada bir sorunla karşılaşmadan önce güvenli bir ortamda onlarla oynayabileceklerdi.